Apartman Üniversiteleri

apartman üniversitesi

Çevreme baktığımda; merkezi bölgede,cadde üzerinde bir apartman düşürmüş(bulmuş,almış) heyetler, anında üzerine üniversite tabelasını yerleştirdiğini görüyorum. İnsanlarda çocukları okusun diye varını yoğunu heba ediyorlar, bu üniversitelerin çocuklarınıza ne gibi bir faydası olabilir. Üniversite bu hayatta olmazsa olmaz bir birim midir?

Halk tarafından kabul edilmiş üniversitelerin hepsini bir kenara ayıralım. Geriye kalan her ilde bir üniversite, İstanbul içerisinde tuttuğunu yap üniversite gibi projelerin bizlere katacağı hiçbir şey olmayacağı görüşündeyim. Holdinglere katkısı haricinde. Apartmanları dersliğe çevirip, iki üç kişiyi ekranlara çıkartıp, öğrenci avında olmaları sizleri de düşündürtmüyor mu?

Çoğu siyasi torpille öğretim görevliliğine getirilmiş insanlar ile ülkeye hiçbir katkısı bulunmayan profesörlerin toplanmasından oluşan bir çok üniversite varken, bu apartmanların verdiği eğitim bizim ülkemizin gelişmesine ne kadar katkı sağlayabilir merak ediyorum. İlla ki çocuğunuzun üniversite okumasını istiyorsanız gönderin açık öğretime, çoğu üniversiteye gitmekten daha faydalı olduğunu okul bitince göreceksinizdir. Erkeklerin kısa dönem askerlik için, kızlarında evlenme muhabbetlerinden kurtulmak için içinde doğan okuma hevesi ailenin boş yere para kaybetmesine neden oluyor. Açık öğretim okurken çalışan bir insanın tecrübesini, fakültelerde kazanmak olanaksız. Egosu yüksek insanların, kendi tatminkarlığını izleye izleye ve onların cefalarını çekerek bitirilen 4 sene, insanı enkaz haline çeviriyor. Ciddi manada üzerinde düşünülmesi gereken hangi üniversiteye gitmeliyim sorusu, ömrünüzün en az 4 senesini boşa harcatmayacak bir karara dönüştüğünde faydasını görüyorsunuz. Ne olursa olsun bir okula gireyim diye bir düşünceniz varsa eğer kesinlikle açık öğretimi tercih etmelisiniz. Çünkü ülkemizde üniversiteler iş hayatına geçişin sağlandığı okul değil, yüksek lise potansiyelindeler.

Şehir içlerinde karşılaştığımız apartmanlar ise sadece vakit geçirmek için tercih edilebilecek yerlerdir. Bir iki isim yapmış profesör ile bir şey elde edilemez ki zaten o profesörlerin girdiği ders sayısı bir elin parmak sayısından fazla değildir. Ve ayrıca ülkemiz kaç tane profesöründen fayda gördü diye düşünüp fazla gözümüzde büyütmemeliyiz. Hayatımızın koskoca 4 senesi, heba edilmesiyle bir şey kaybedilecek yıllar olarak görülmemeli, her günü dolu dolu yaşamalıyız. Üniversite bitirsenizde bitirmesenizde işsiz olacağınız için, tecrübe kozunu diğer insanlardan önce oynamak çoğu kişiye fayda sağlayacaktır. Eğer bu hayatta üzülecek ve bunalıma girecekseniz bunun nedeni okuduğunuz gereksiz bir okul olmasın, yaşadığımız hayat, son günlerdeki şike davasından farksız, fazla ümitlenmeyin o yüzden. Verdiğiniz kararlar her zaman size şans getirsin, belki de en çok şansa ihtiyacımız var. Doğru insan, doğru yaşam, doğru karar, doğru zamanda doğru adımı atma… İyi düşünün, fazla ömrümüz yok.