Tag Archives: Ki
Ucuz Akaryakıt Almak (Yasal)
Akaryakıt zamları bizleri artık pekte etkilemez oldu. Nasıl olsa alıştık deyip, indirim haberlerine bile pek kulak asmıyoruz. Fakat ben sizlere biraz değişik bir yöntem anlatacağım. Bu yöntem tamamen yasa içi
olup ilginizi çekecek,kafanızın üstünde ampul yanacak ve aksi bir durumla karşılaşılması halinde hiçbir şey bizleri alakadar etmeyecek.
Gelelim nasıl ucuz yakıt alacağımıza. Bildiğiniz gibi akaryakıt firmaları eskiden puan toplattırıp hediye dağıtırlardı. Bu hediyelerden en çok kim faydalanırdı ? Tabi ki akaryakıt bayilerinde çalışan dostlarımız. Nasıl mı ? Gün sonu toplam akaryakıt puanları çalışanlar arasında eşit parçalara bölünür, kişisel kartlarına yüklenirdi. Her ay bir hediye alanını tanıyorum, daha fazla olanı da muhakkak vardır.
Akaryakıt firmaları hediye dağıtmayı durdurmak zorunda kalınca en çok akaryakıt çalışanlarının içi cız etti. Artık topladıkları puanlar bir işe yaramıyacaktı fakat gelin görün ki demokrasilerde çareler birbirini kovalıyor.
Nasıl ucuz yakıt alacaksınız ?
İlk olarak aracınıza yakıtı her zaman aynı bayiden alınız, bu hem aracınızın başına kötü birşey gelirse işinize yarar (dava açacağınız akaryakıt dağıtıcısı belli olur) hem de akaryakıt bayisinde çalışan insanları tanımaya başlarsınız. Asıl tanımanız gereken kişiler, pompacılar değil, marketteki kasiyerdir. Kredi kartınızdan ödeme yaparken yavaş yavaş kurbanınızla muhabbet kurmaya çalışın. Gel zaman git zaman, memleket neresi, adın ne, kanka bugün nasılsın? seviyesine ulaşırsınız. Ve artık can alıcı soruyu sorma zamanı geldi demektir.
Puanları nasıl kullanıyorsunuz, artık hediye de vermiyorlar, sizin için kötü oldu değil mi ?
Cevapları kesinlikle olumsuz olacaktır. Bastırmaya devam ediyoruz.
Senin kartında puan vardır, bana o puanları satar mısın ?
Cevap yüzde yüz olumsuz olacaktır. Çünkü kendilerine puan yüklemeleri yasak. Sizden şüphelenmemelerini sağlamalısınız.
(Shell’de, 10 dakika içerisinde smart puan yüklenmezse, makine otomatik olarak puanı siliyor. Bu sisteme yeni geçti, diğer akaryakıt firmaları hakkında bilgim yok. Bunu bahane edebilirler,hazırlıklı olun.)
Bir şekilde kendi özgün yönteminizi kullanarak arkadaşı ikna edin. Kaç puan yüklersen %50′sini sana nakit öderim, benim kartım burda kalsın, puanları ona yükle, yaparız sana bir güzellik vs. Aklınıza ne geliyorsa teklif edin. Kabul ettirebilirseniz iyi bir kâr sağlarsınız.
Ben ufkunuzu açarım gerisine karışmam. Lütfen dikkat, ben yapıyorum demedim, hiçbir sorumluluk almıyorum.
Başarı hikayelerinizi bekliyorum, mail atın.
Kız Kulesi
İstanbul’da yaşayıpta Kız Kulesine gitmeyen sayısı çok azdır. Günün 24 saati aktif olan Üsküdar Sahil, gün geçtikçe rezilleşiyor.
Geceleri sıcak birşey içmek istediğinizde akla ilk gelen yerlerden birisi Kız Kulesi’nin önündeki büfelerdir. Her çeşit olay ile karşılaşma olasılığınız yüksek olan bu sahil yolunda, “yok artık” denilecek bir olayla karşılaştım ve artık sadece gündüz gidebiliyorsanız gidin diye tavsiyede bulunuyorum.
Bir gece tüm iyi niyetim ve saflığımla manzaraya dalmış çayımı yudumlarken istem dışı olarak kafamı sola çevirdim. Bir de ne göreyim ! Bir çift ilişkiye giriyor,ayrıntılı olarak söylemek istemiyorum ama sevişme değil, resmen ten tene değiyor. Gece karanlığı, ay ve dalgalar, kendilerine şahit olsun istemiş olsalar gerek. Hatta tam olarak koordinatlarını vereyim ki oraya yolunuz düşerse dikkat edin, ayağınız falan kaymasın
Kız kulesine sefer düzenlenen iskelenin merdivenlerini kendilerine siper etmişler, mutluluk çubuğu tüttürüyorlar…
Fazla yorumum olmayacak, sevdiklerinizi illa Üsküdar sahile götürecekseniz artık erken saatleri seçin, geceleri tekin olmamaya başladı. Yanlışlıkla iskele önünden geçerken ayağımız kaysa yandık. Eskiden o sahilde bulunan şarapçıları gel de özleme…
Bir ayrılığın ardından…
Sizlerle bir mektup paylaşmak istiyorum. Bu mektup yaralı bir bayanın çeşitli ekşın (action) ve atraksiyon yaşadığı bir beye serzenişidir. Gizli kapılar ardında yaşanılanların itirafı, özlemidir. İlk önce mektubu okuyun, ardından yorumum gelecek.
Merhaba;
Sen bu mesajı okuduğunda bilmiyorum biz nerede ve nasıl olacağız, ama
sadece seni sevdiğimi bilmeni istiyorum.. İçimde ki yetim ağlamaya
başlıyor sen gittiğinde, eğer gitmiş olursan, yetim bıraktığın ilk aşk
olmayacağım belki, ama senden geride ve uzakta bir yetimin yaralı
gözyaşları bıraktığını bilmeni isterim.. Eğer ben bırakmış olursam
seni, artık olmayacağına tamamen inandığım için olmalıdır bu kesin! Ve
sen o zaman bil ki, sevgin beni terk ettiği için değildir bu vazgeçiş,
sensiz ne kadar zor olacağını kendime inandırabilmişsem gerçekten
yaralı ve iyileşmeyen bir kalp edinmişim demektir.. Bunları hiç
istemem! Çünkü ben sana gitmek için gelmedim..İlk evinizi çok özlüyorum, nasılda deli şeyler paylaşmıştık hatırlıyor
musun? Sen kar yağarken şort giyerdin ben şaşırır ve korkardım
hastalanacağından hep.. Oysa sen sımsıcaktın! Buz tutmaz, üşümez bir
yüreğin vardı senin, gözlerine baktığımda elinde hiç birşey olmadığı
halde kendimi öylesine güvende hissederdim ki, dünya üstüme gelse
inandıramazdı beni kötü hiçbirşeye.. Sen iş aramaya giderdin, ben
senin için dualar eder ve sana kavuşmak için akşam olmasını
beklerdim.. Ellerin, ellerimden ayrılmazdı, ellerin ellerime değmediği
an, kıyametim olurdu, karamsar dünyam gece olurdu! Seninle ilkleri
yaşadığım yuvaydı, sayende sıcacıktı, odanda titreyen bir yatağın
vardı, o durmadan ses çıkartırdıSeverdim o sesleri duymayı,
çünkü yaşadığımı, mutlu olduğumu bana hatırlatırlardı..İş bulduğunda, evinizi değiştirdiğinizde, hayat değişmeye başlamıştı
daha ben rüyalardayken.. Nasılda değişiyordun git gide, stresle sende
baş edemiyordun belli ki.. Önce ufak tefekti sorunlar, sonra sorun bile
olmayacak sorunlar büyümeye başladı ilişkimizde.. Çekilmez hale
getiriyorduk aşkı, birbirimizi öylesine severken, nasılda bu kadar
vurdumduymazca üstünlük çabası içine girebiliyorduk.. Sevmedim bu yeni
evinizi hiç! Hiç istemediğim bir şey olmaya başladı aşk, sen sevdiğim,
hayat yoksa bizi birbirimizden çalıyormuydu? Korkularımız başladı,
korktukça azalmaya başladı güzellikler.. Hayat bizi sıkıştırmaya
başladı aşkın duvarlarında, önceleri birbirimizden başkasına ihtiyaç
duymazken, güngeçtikçe yeni heyecanların peşine düşmeye başladık
galiba.. Ben hayattan soğudum sen benden.. Sevmedim hiç bu yeni
eviniziAşkımın katili işte.
Şuan bunu yazarken, az evvel seninle yine çok saçma birşey yüzünden
tartışmıştık.. Senin hakaretlerin, benim iç savaşım; sen bana hakaret
ederken ben sen kızıyorsun diye ağlayamıyorum bile ve gözyaşlarımı
içime akıtırken, bir yandanda hayır bunlar gerçek değil, o söylemek
istemiyor bunları aslında sevgi var, aşkı gerçek diye tekrarlıyorum ve
seni sevdiğimi haykırıyorum kendime.. Ne kadar yazık! Kalbim
dayanamıyor daha fazlasına, ne yaparsam yapayım benimde bir karekterik
özelliklerim var, senin gibi, onun, bunun gibi herkes gibi.. Kendimi
ne kadar değiştirmeye çalısamda, düşününce, sen beni bu halimle değil
sen beni eski hallerimle sevdin! Ve ben neden o sevdiğin kızdan bu
kadar uzaklaşıyorum? Değişmemin sebebi ne? Bilmiyorum, biraz
sorumluluk almaya ve sorumluluk hissederek yaşamaya çalışıyorum,
herşey daha çok daha güzel olsun diye.. Bizli planlara imza atıyorum,
seninle güzelleştirmek istiyorum ikimizin hayatınıda.. Ama her
defasında bir yerde düğümleniyorum, galiba hayat benden birşeylerin
intikamını alıyor, galiba kırık kalimin duvarlarından artık
durdurulmaz kanlar akıyor.. Bunlar aşkın kanları.. Canım acıyor..
Sadece bunu gerçekten bilmeni ve inanmanı isterdim..Parmaklarım yazdıkça beni yalnızlaştırıyor gibi.. Gitgide
uzaklaşıyorum gibi hayattan, aşk içimde kalan tek canlı yarım gibi..
Seni yaşatmak istedikçe sen çıkıp engel oluyor gibisin, ama neden
bunlar inan bana anlamıyorum.. Ben mutsuz etmek ya da mutsuzluk vermek
istemiyorum.. Seni kazanmaya çalıştıkça kaybetmekten yoruldum, tüm
gücümü şuan aşka veriyorum, ama yetmiyor.. Diliyorum ilerleyen
günlerde bana yardım edersin, çünkü ben sevilmeyi çok sevilip
şımartılmayı bekleyen bir bebek gibiyim karşında, şefkatle ellerini
tutabilsem yeniden, şefkatini alabilsem, hissedebilsem sıcaklığını
yeniden damarlarımda keşke.. Bir gün seni özleyerek ölmekten
korkuyorum..Kızacaksın biliyorum, ama yinede söylüyorum, işte şuanda ağlıyorum,
çünkü bu karşı konulmaz bir duygu, tıpkı sen gibi, sana karşı
hissettiklerim gibi.. Ağlamak hiç acizlik olmamıştı zaten, onlar
kalbin merhametinin göstergesiydiler.. Bu yüzden yargılasanda
umursamayacağım..Ve son olarak, beni yalnız bıraktın, beni yalnız bıraktığın hergün için
dışarda kanepede yatıracağım seniSeni ilk gördüğüm anda
aldığım elektiriği hatırlıyorum.. Ve senin bana söylediğin hiç duymak
istemediğim sözlerini, sevgim bir tarafta yalnız ve sessizliğe
bürünmüş vaziyette bekliyor, korkudan gözlerini hiç açmadan.. Öylesine
bir korku ki bu Sevgilim, insanın içinde ölümü özleyen bir bebek
büyütüyor.. Başım dönüyor, midem bulanıyor, seni düşünüyorum
gülümsüyorum ama buruk bir gülümseme bu, eskisi gibi bakmadığın için
gözlerime, onlarda vazgeçmişler ışık saçmaktan.. Beklediğim bir ışık,
bir sıcak sarılış dünyayı durduracak.. Ne kadar anlatsam bitmeyecek,
üstelik sen okuyunca hak verecek misin, anlayabilecek misin yoksa
yine saçmalamışsın mı diyeceksin bilmiyorum, hoş ne dersen
diyebilirsin aslında, o kadar çaresizim ki.. Seni inanılmaz özledim,
yani olayın bütün özeti bu! Seni xxx, seni yani seni, inanılmaz
özledim.. Özledim seni sevgilim..Aklım kalbime, kalbim aklıma bakıyor, ikiside birşey demeye korkuyor,
sessizler, sanki biri sesini çıkartsa ölüm gelecek gibi, bu korku
şaşırtıyor benliğimi, her taraf karanlık, uzağında gölgem üşüyor..
Sen, dünyayı sevgisiyle durdurabilecek adam, seni sadece yaşamayı
diliyorum ömrümün sonuna dek.. Başka hiç birşeye cevap veremiyorum
şuan için kendime.. Bu aşkı çok sevdim ben, hepsi bu.Diliyorum herşey eskisinden daha çok güzel olsun. Aşk; keşke yüreğimi
gösterebilseydim sana, o zaman daha kolay olurdu, üzgünüm..Sen Canımsın, beni hangi vakit olursa olsun, ister yanımda ol ister
uzakta hiç ama hiç unutma, çünkü ben unutulmayı hiç haketmedim. Ve ne
yapıyorsam bizim içindi, yanlışlarımda oldu elbet, hepsi için üzüntü
yaşadım, şimdi gidip uyuyacağım ve sen bütün korkularımı almış
olacaksın benden.. Biliyorum yarın ve yarından sonra yalnız
olmayacağım.. Sen hep benimsin, sevgimsin.. Sevgilim!Seni seviyorum.. Öptüm dudaklarından.. Gece gözlerine değmeye
başladığında güneşinim.Sevgiyle, sevgimle..
xxx
Ne kadar etkileyici bir yazı öyle değil mi dostlar ? Bu mektubu okuyunca ağlayanlarınız bile olmuş olabilir ama nereden bileceksiniz ki çapkın bir kız tarafından çapmaya çalışırken çapıldığı bir gence yazılmış olduğunu… Şunu belirteyim kesinlikle benimle bir ilgisi yok, elime geçmemesi gereken bir mektuptu bu, sizlerle paylaşıp, insanların nasıl kandırıldığını göstermek istedim.
Bu avcı bayan arkadaşımız artık her işini kendini kullanarak yaptırmayı huy edinmiş, hayattan hiçbir beklentisi kalmamış, sadece yaşadığını hatırlatsın ve gününü gün etsin diye ilişkiler yaşayan bir kişiymiş. Tam 8 sene gözlemledim, kesinlikle ona birşey söylemedim, sadece insanları tanımaya yardımcı olur diye paylaşıyorum. Bir insan yukarıdaki duyguları kaç kişiye hissedebilir ? Hiç bu şekilde bir mektubunuz oldu mu?
İnsanlar neden yalanlarına inanır ve kendisini ona kaptırarak yaşar ? Yalnızlık mıdır bunun sebebi, yalnız kalma korkusu mu ? İnsan neden sevmediği insana onun için canına kıyabilir izlenimi oluşturur ? Ve bunları her sevgili için tekrarlamak… Çok uykusuz gece gerektirir dostlarım. Bu mektup size yazılsaydı ve inansaydınız kaybetmiş mi olurdunuz, kandırılmış mı? Mutlu eder miydi bu satırlar sizi ? Peki ardındaki sır perdesi aralanınca ?
İnsanlar sizi sevebilir, siz de sevebilirsiniz. Karşınızdaki insana değer verin ama imzayı atmadan ona herşeyinizi vermeyin. Hayat size nasıl süprizler hazırlamış bilemezsiniz fakat bilmediğiniz için duygularınızla oynanmasına izin verecek değilsiniz. Herkese güvenin fakat sadece bir kere! Bir kere güveninizi sarsan kişi bunu tekrar edecektir.
Sonunda üzülen taraf olmamanız temennisiyle…

