Tag Archives: Onurlu

Depremin Ardından

deprem

Deprem… Çok kısa bir sürede herşeyin yer değiştirebilmesi, korku ve ölüm! Ama deprem sonrası çok zorlu bir mücadele, alınları öpülesi kurtarma ekipleri ve onurlu insanlar, hepsini tek tek yaşayıp görebileceğiniz bir süreçtir.

İlk kez yaşandığında ne olduğuna anlam veremediğiniz bir sallantı, durduktan sonra ise yepyeni bir hayatın başlangıcı. Zenginin bir anda fakir olabileceği, çok sağlıklı bir insanın hayatını kaybedebileceği, yaşam dolu bir insanın tüm umutlarını kaybedebileceği ve belki en kötüsü hayatta tek başına kalınabilecek bir afet. Geçtiğimiz günlerde bir yenisini daha yaşadık ve kötü örneklerin bir tekrarı daha yaşandı, gizli saklı, haberimiz olmadan. Ama bu sefer bu kötülüklerin içinde ders alınacak olaylar yaşandı. Gölcük depreminde enkaz altında kalmış bir kadının kolundaki bilezikleri çalmak için kadının kolu kesilmişti bu kez bir enkaz içerisinde yüklü miktarda altın bulan bir genç vardı. Altının sahiplerini aramış ve vefat ettiklerini öğrenmiş. Nasıl olsa vefat etmişler ben alabilirim bu altınları dememiş ve yakın akrabalarını aramaya başlamış, sonunda onlara ulaşıp altınları teslim etmiş. Bunu neden yaptığını, nasıl böyle temiz kalabildiğini sorduklarında insanın ayak parmağındaki kanı beynine sıçratan ve gurur duyulası bir kaç kelamı: “Bu altınlar sahibine yar olmamış, bana hiç olur muydu abi” Bu insan hakkında nasıl kötü düşünebilirsiniz, önyargılarımızı tek vuruşta parçalamaya yetmez mi bu davranış, söz?

Deprem sonrası kenetlenme, atlanılmaması gereken bir konu ve bir bölgenin at gözlüğünden kurtulması. Bu acı günlerde bile gövde gösterisi yapmaya çalışan üç beş zibidiye, halkın demir yumruktan tepkisi. Bu deprem çok yuvayı yıktı, çok önyargıyı yıktı, çok kişiyi yalnız bıraktı, kalleşlerde yalnız kaldı, onurlu insan nasıl olur onuda gösterdi, komşu şehirden gelip deprem yardımlarından faydalanmaya çalışanıda, deprem çadırını alıp arabasına garaj yapanıda gösterdi, yardım teklif edildiğinde benim durumum iyi siz kötü durumdakilere bu yardımları ulaştırın diyenide. İyinin içerisindeki kötüyü kötünün içerisindeki iyiyi çıkardı meydana ve bazılarını çok rahatsız edecek şekilde bir süreç başlattı. Biz tek bayrak altında yaşamaktan gurur duyan bir milletiz ve bu kardeşliği bozabilecek hiçbir kozu kalmayan kalleşlerin çaresizlik içerisinde yenilgiyi kabullenişi. Kan döktüler kalleşçe; olmadı… Açlığı öne sürdüler; olmadı… Ayrımcılık dediler; o da olmadı. Hepsinin cevabını bu millet o kansız suratlarına çarparak verdi, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Üzgünüz ama Bir Günlük Değil

Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez

Kansız bir sürüye karşı verdiğimiz onurlu mücadelede,  kalbimiz sızlıyor ama kararlıyız, bu pislik temizlenecek. Ermeni dölleri,dinsiz,imansızlar; şanı yüce olan devlet ve milletimiz karşısında hiçbir zaman bir engel olamaz, kahpelik eninde sonunda layık olduğu yeri bulacak ve zafer, çocuklarını kına yakıp vatanına feda ederek askere yollayan anneleri olan, Türk Milletinin olacaktır. Acınız acımızdır ve bu acı asla birgünlük değildir. Sizin her doğum gününde,evlilik yıldönümünde, yeni yılda, bayramlarda yaşadığınız can kırıklığını bir bütün olarak hepimiz yaşıyoruz ve yaşayacağız ve o can kırıklığı uğruna biz bu dünyayı yakarız. Çevrenizde askerden kaçan, askere gitmemek için yurtdışına giden, bilinçli kilo alan, çürük raporu alan vb. hileler ile askerliğe kasti olarak gitmek istemeyenler bulunabilir ama hiç üzülmeyin bu vatan sahipsiz değildir, gerekirse biz bir daha vatani görevimizi yapmaya her zaman hazır ve gönüllüyüz. Bu ülke sahipsiz değildir içinizi rahat tutun. Tüm şehit annelerinin öpülesi ellerini kalbimize koyar, gurur ve acılarını paylaşırız. Ne Mutlu Türküm diyene…