Yeni nesil Bir Aşk Hikayesi

Aşk Hikayesi

Ah bu yeni nesil aşkları yok mu… Aşkı da 3 gün, acısı da 3 gün sürüyor. Dertli insanların dertlerini dibe vurdurmak için hiç üşenmedim bir hikaye yazdım. Okuyun, ters tepki yapabilir hiç bir mesuliyet kabul etmiyorum.

Hikayeye girmeden önce bir müzik açalım sizin için, ambiyans güzelleşmesi açısından.

Her güzel başlamış ve sonunun ne olduğu kestirilememiş hikayede olduğu gibi bir adet esas oğlan ve bir adet esasiye hanım kızımız var. Her şey çok güzel başlamıştı. Gülücükler, smiley’ler havalarda uçuşuyor, ayakları yerde değil adet yukarılarda gezerek ele güne nispet yapar tarzda mutlu mesut yaşıyordu sevimli çiftimiz. Her gittikleri yere birlikte gider, birlikte gidemedikleri yerlerde ise (tuvalet, banyo vs.) gönüllerinin bir olduğunu belli etmek için birbirlerine kısa mesaj atarlardı. Çok pahalı olmaz mı diye düşünmeyin, operatörlerinden sms paketi satın almışlardı. Sabahları güzel sözlerle birbirlerini uyandırırlar, en geç 15 dakikada bir sms atılmazsa trip moduna geçerlerdi. Klasik yeni nesil aşkın her nimetinden köküne kadar faydalanarak ilişkileri devam etti.

Zamanla ilk kavgalar gelmeye başladı, moraller bozuldu, gözyaşları… Hatta esas oğlan bile gözyaşı dökmüştü, meyilliydi birazcık sanırım. Ama biz kötü düşünmeyelim, çok sevmişti, o yüzden gözyaşı bile dökmüştü kavgalarına, küsüşmelerine ve kısa süreli ayrılıklara… Ayrılıklar olurdu ama kısa sürerdi, çünkü birbirlerini tamamladıklarını ikisi de çok iyi biliyordu. Ayrıca şimdi ayrılsalar, tekrar git birisi ile tanış, ilk buluşmalar, cicim ayları derken bir sürü zaman kaybı olacaktı. O yüzden ilk başlarda sevgilerinin izin vermediği ayrılığa, sonraları  “ulan şimdi kim yeni sevgili bulacak” ‘lığın verdiği üşengeçlik müdahale etti ve ilişki sürüp devam etti.

 

Ama bu şekilde devam edemezdi, edilemezdi. Elbette bir yerden bir patlak verecekti ve sonunda bu oldu. Çok şiddetli bir geçimsizlik neticesinde kesin olarak ayrılmaya karar verdiler. Birbirlerine kırıldılar. Geri dönmek istediler ama bu kadarı  fazla denilip her ikisi de arkasına bakmadan yollarında devam etme kararı aldılar. Ve hiç ayrılmamak üzere birleşmiş olan ellerinin arasında mesafe peydahlandı.

Uzun süreceği düşünülmüş ama 3 günde sona erecek olan derin acılı günleri başlamış oldu. Bu sürede çok acılı olduklarından olsa gerek; hemen yeni facebook profil fotoğrafları çekildi, yeni bir traş, saç rengi… Derken artık çok acılı çiftimiz yeni doğan buzağı gibi bir sağa bir sola yalpalayarak yürümeye başladı ve kısa sürede öğrendiler yürümeyi. Ne de olsa iletişim çağındaydık, acıları fazla süremezdi ya.

Yeni kişilerde eski sevgilerinin devamını getirebileceklerini düşündüler, artık kimse kimseyi hatırlamıyordu. Yeni arkadaşlar edinilmişti, başka tenlerde mutluluk aramışlardı. Bunların geçici olduğunu ilk olarak esas oğlan anlamış olacaktı ki “Beni unutabildin mi” diye bir kısa mesaj göndermişti hanım kızımıza. Ah be güzel kızımız, sende mi başka kollarda mutlu değildin de hemen cevap verdin ? Birbirlerinin ümitlerini tazelemişlerdi, yeni bir sayfa açabilirler miydi acaba ?

Nereden bilsinler ki kısa sürede her şeyin amacından sapıp sevgilerinin yerini nefrete bırakacaklarını. İlk adım erkek tarafından geldiği için hanım kızımız biraz ağırdan alıyor ama gene içinde onu rahatsız eden yaşanmışlıkları, hataları söylemek istiyordu. Bir tanesini söyleyeyim de nasıl tepki verecek görelim diyerek ilk hatasını söyledi.

- Sen yokken çok yalnız kalmıştım, bunalıma girmiştim, canıma kıymak istedim. İşte bu yüzden millete kuyruk salladım. Daha lafına noktayı yeni koymuşken hemen devam ettirir ve “Affettin değil mi beni, bunlar normal şeyler, sen yokken oturup ağlayacak mıydım? Hem sen de bir şeyler yapmışsındır, yeme beni” der ve anlamsızca gülümser.

Esas oğlan şokta, kimbilir o en kıymetlisine, sevgilisine, kaç kişi suni tenefüs yapıp, vücudunda biyoloji çalışır edasıyla izi kapanmayacak derin tahribatlara yol açtı. Sustu, içine attı, gülümsedi. İçinden “bu konulara hiç bulaşma, kızdan iki puan almışlar, karasularına izinli ya da izinsiz dalmışlar” diye geçirirken iki damla gözyaşıda içerisine doğru aktı, endoplazmik retikulumuna kadar değdiği yerleri sızlata sızlata, hissettirerek ve yakarak indi.

Konuyu uzatmadan kapattılar ama ilişkileri uzatma dönemine girmişti, artık gözleri hakemin düdüğündeydi. Artık aşk yoktu, alışkanlık vardı ve bunun yok olması için biraz zaman gerekliydi. Çivi çiviyi söker mantığıyla tekrar birlikte oldular ve artık sadece olumsuz yönler gözler önündeydi, güzel günlerin kıymeti resetlenmişti. Çıkarcı davranışlar, birbirlerini kullanmaya kalkışmalar, kimseyi bulamazsam yedekte bulunsun, vakit geçiririz, canımız sıkılmaz gibi kirli düşünceler. Ve sonunda istenilen olur. Kirlenmiştir zaten hafif kirli durumdaki sevgileri ve artık son bir söz gerekmektedir. Çünkü geçiş dönemi tamamlanmıştır ve yeni ilişkileriyle giriş bölümü aşılmış, temasa geçilme dönemi hazırlıkları başlamıştı. Son sözü esasiye kızımız söyler ve yeni nesil bir aşkı daha tarihin tozlu yapraklarına gömerek kendi hayatlarına doğru yol alırlar.

 

-”Özür dilerim”…”Bitti.”

Hikayemi okudunuz, belki kendinizden bazı kısımlar vardı içerisinde, belki de sizi güldürdü. Her hikayenin bir ana fikri olmalıydı işte kendi hikayemin ana fikrini şu şiirimle sizlerle paylaşayım.

Seven dikilir;
Diken sevilir. (hepimiz terzileri severiz değil mi?)
Gülün dikeni vardır ama;
Beni de yosun sarar.

:D Vaktinizi ayırdığınız için sağolun dostlar, şiirimi sevgililerinize gönderebilirsiniz, yeni yılda yaklaşıyor zaten. Artık bu şiiri yolladığınız ekürinizle yeni yıla hangi pozisyonda girersiniz düşünmek bile istemiyorum :)
Sıkmayın canınızı, hayatta her şey kısmet. Yeni yazılarda görüşmek üzere.